| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
poem poetryHakiki yoksul bir iki Hurma ve bir iki Lokma alıb kapıdan dönen değil, iffet'inden 
 dolayı istemekden sakınan kimsedir nufüs huviyet cuzdanınaruto shippuden
1 "iyi gazeteciler karargâha girecek mi" etiketi kullanan gönderi "iyi gazeteciler karargâha girecek mi" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Sep
14
    
Alemeyn | 14 Eylül 2008 09:49 | 0 fav | etiket:  

 

“İyi gazeteciler” karargâha girecek mi?

Yıldıray Oğur - 14.09.2008
 
 

 

MANİFESTOM

 

Yıldıray Oğur

Bu kargaşada herkes atladı, üzerinde yeterince konuşulmadı.


Devir teslim töreninde hükümet programını okuduktan sonra acil eylem programını yürürlüğe sokan yeni Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, geçen hafta ortasında Genelkurmay’ın çok tartışılan medya akreditasyon listesinde sayıca küçük ama taşıdığı anlamlar düşünüldüğünde büyük bir değişiklik yaptı.


16-17 Eylül günlerinde Genelkurmay Başkanlığı’nda İlker Başbuğ ile gazete-tv genel yayın yönetmenleri ve Ankara temsilcilerini biraraya getirecek terörle mücadele temalı ‘iletişim toplantısına’ daha önce karargâha girişleri yasaklı olan Yeni Şafak ve Star gazetelerinin genel yayın yönetmenleri ve Ankara temsilcileri de davet edildi.


Zaman, Bugün, Vakit, Evrensel, BirGün ve Taraf ile onlara yakın televizyonlar ise İlker Başbuğ döneminde de Genelkurmay tarafından ‘akredite’ edilmedi.


Genelkurmay Başkanı’nın terörle mücadelede bilgi vermek istediğinde karşısında muhatap olarak ille de gazetelerin genelkurmay başkanları olan genel yayın yönetmenlerini görmek istemesi üzerinde en başta durmak gerek.


Neden, mesela bu toplantılara konuyu daha iyi bilen medyadaki savunma muhabirleri değil de ille de genel yayın yönetmenleri, siyaseti izleyen Ankara Temsilcileri davet edilir? Kimsenin sorgulamadığı bu garip protokol bize demokrasimizin cinsi hakkında ne diyor? “Benim muhatabım ancak o gazetenin genelkurmay başkanıdır” diyen bir genelkurmay başkanı ne diyorsa onu. Genel yayın yönetmenlerinin askerin siyaset konuşma, büyük mesajlar verme zaafına, bu davete eksiksiz koşuşturarak hizmet edeceklerine de şüphe yok.


Akredite (accredited) kelimesinin Türkçede pek çok karşılığı var. Sözlükte ilk sıradaki karşılığı: “resmen tanınmış”. Ama sanki bizdeki tartışmalardaki anlamını bu karşılıkları daha iyi veriyor: Muteber, güvenilir, kalitesi onaylanmış, yetkili, saygın. Ama ben daha iyi bir kelime önereceğim: Kutsanmış.


Sanmıyorum ki Zaman, Bugün, Vakit, Evrensel, BirGün ve Taraf gazetelerinin yöneticilerinin Genelkurmay’ca bir kez daha kutsanmamış olmaları, karınlarını ağrıtmış, şekerlerini düşürmüş olsun.


En azından ben Taraf’ta akredite olmadığı için duvarları yumruklayan bir genel yayın yönetmenine de, kendini içkiye vurmuş bir Ankara temsilcisine de rastlamadım.


Genelkurmay gibi bir kurumun Taraf gibi gerektiğinde kendileriyle ilgili en sert eleştirileri yapabilen bir gazeteye küsmesinin, tüm iletişim kanallarını tıkamasının “iletişim yönetimi” açısından ciddi bir hata olduğunu herhalde bilmiyorlar.


İletişimin, yasaklamaya çalışıldıkça kendine yeni mecralar bulup akabildiği bir çağda yaşadığımızı unutuyorlar. Bakın güya YouTube yasak ama bin bir türlü gayri resmî yöntemle siteye ulaşılabiliyor.


Herkesin asıl merak ettiği ise tabii herhalde kamuflajlı zarflar içindeki haki davetiyeler ellerine ulaştığında Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert, Star Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu ile Star Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar’ın ne düşündükleri?


Askerî celp sanıp korkmuşlar mıdır? Tezkerelerini kontrol etmişler midir?


Herhalde sınıf atladık, yırttık diye sevinmemişlerdir. Herkes gibi onlar için de bayram değil seyran değil gelen bu davet sürpriz olmuştur.


Nasıl sürpriz olmasın daha devir teslim törenlerindeki konuşmalarda askerler “bu kış da şeriat gelebileceğinden” bahsetmişlerdi.


Şeriatçı kışa birkaç ay kala Yeni Şafak’ı laik, Zaman’ı dinci yapan hangi askerî ulema içtihadıdır? Yeni Şafak bilmeden hangi günahı işledi?


Peki Star’ı laik yapan ne, İngilizce adı mı? Öyleyse Zaman’ın İngilizce gazetesi Todays Zaman’a da aynı davetiyeden gitmesi gerekmez miydi? Bugün’ün günahı Toktamış Ateş’i köşe yazarı yapmasında mı? Genelkurmay Taraf’ı da acaba İslami bir terör örgütünün eski dergisi mi zannediyor hâlâ. BirGün gazetesini en son ne zaman okudular?


Akıl sır ermez. Herhalde bu kadar basit değil bu işler. İçeriye kimin girip, sıcak kanepelerden kimin tadacağına, sokakta kalıp, kapılara kimin bardak dayayacağına herhalde büyük stratejik, lojistik, istihbarî istişarelerle karar veriliyor.


İnsanın aklına ister istemez geliyor. Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak ve Star Genelkurmay’dan içeriye davet edilirken, pek çok konuda benzer duyarlılıklara sahip olan Zaman ve Bugün’ün suçu Fettullah Gülen’e yakın olmak mı?


Yoksa bu Genelkurmay ile AKP arasında bazı sol çevrelerin büyük bir ümitle “oldu olacak, yapıldı yapılacak” diye beklediği meşhur “Ergenekon’da uzlaşma” alameti midir? Muvazzaf paşalardan gelen bu akredite, ‘emekli paşalar Ergenekonu’nun habercisi mi?


Ve bunca yıl akreditasyon yüzünden haksızlığa uğrayan Yeni Şafak ve Star gazetelerinin genel yayın yönetmenleri ve Ankara temsilcileri, haksızlık diğer gazeteciler için sürerken ellerinde muteber kâğıt hükmündeki davetiyeleriyle Genelkurmay’ın kapısından içeriye girecekler mi?


Demokrasi için ayıp sürerken, eski akreditesiz geçen yıllarını, geldikleri yeri çarçabuk unutup karargâhın onlar için özenle hazırlattığı kanepelerden yiyecekler mi? Yeşilin tüm renklerine doyacakları o sıcak ortamda hiç mi dışarıda kalmış gazeteci arkadaşlarını düşünmeyecekler? Yoksa karargâha girecek arabalarının arkasına “haset etme ne olur, çalış senin de olur” çıkarmaları mı yapıştıracaklar.