| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
poem poetryHakiki yoksul bir iki Hurma ve bir iki Lokma alıb kapıdan dönen değil, iffet'inden 
 dolayı istemekden sakınan kimsedir nufüs huviyet cuzdanınaruto shippuden
1 "fetva yokuşu’ndan namahrem sokağı" etiketi kullanan gönderi "fetva yokuşu’ndan namahrem sokağı" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Sep
14
    
Alemeyn | 14 Eylül 2008 00:42 | 0 fav | etiket:  

 

 Burada isimler de bir hoştur: Fetva Yokuşu’ndan Namahrem Sokağı’na sapacaksınız vb...

TÜRKİYE'NİN HALLERİ

 

Murat Belge

İstanbul’da değişim

Murat Belge - 13.09.2008

İstanbul’da bir işler oluyor. Başım fazlasıyla kalabalık olduğu için, bunları yakından izleyemiyorum, ama kendi rutinim içinde sağa sola gider gelirken –veya evde otururken bile- gözüme habire bir şeyler takılıyor. Bir etkinlik var, bütün kenti kaplayan.


Okula giderken, bakıyorum Dolmabahçe’den Silahtarağa’ya uzanan tünelin çalışmaları sonuna yaklaşmış; öbür yanından bakıyorum, Alibeyköy deresi kurutuluyor, Haliç’e akan pislikler durduruluyor; bir yandan “metrobüs” dedikleri, Avrupa-Asya bağlantısının çalışmaları yürüyor; öbür yanda, aynı bağlantıyı deniz altından kuracak tübün döşenmesi devam ediyor.


Şu değindiklerimin hemen hemen hepsi, ulaşım bağlamında yapılan işler. Böyle olması da normal, çünkü ulaşım bugün bu kentin en çetin sorunu haline geldi. Bir yandan insan nüfusu artıyor, o biraz durulmaya başladı, derken, otomobil nüfusu artışa geçiyor. Aslında bugün bile, bu kentte fiilen yaşayan herkes (örneğin kadınlar) hareket halinde değil. Öyle olsa içinden nasıl çıkarız, hiç düşünemiyorum. Ama bir zaman sonra olacak.


Yerel yönetime daha çok inisiyatif ve daha çok finansman imkânı sağlayan yasalarla sorunlara böyle artan bir enerjiyle yaklaşmanın da temeli atıldı. Klasik devletçi-merkeziyetçi anlayışın kalıplarından sıyrıldıkça, bu imkânlar daha da artacak.


Ama dediğim, hissettiğim bu farklılaşmanın yalnızca birtakım yasal “iyileştirme”lere veya maddî imkânların büyümesine bağlı olduğunu da sanmıyorum. Zaten böyle “tek-yanlı” bir değişim dinamiği olamaz. Bunun asıl karşılığının toplumsal bilinç gelişmesinde bulunabileceği kanısındayım. Orta ve uzun vadede bu toplumda gerçekleşebilecek potansiyellere baktığımda, bu nedenle, çok iyimser oluyorum. Ama bugün, “kısa vade”de, hâlâ çok sorunumuz var.


Ulaşımı hızlandırmak, su kaynaklarını çoğaltmak vb. Bunlar “temel” saydığımız işler ve şüphesiz çok önemli. Ama genel dinamik (ki tabii onları da kapsıyor) “hayat niteliği”ni geliştirme, yükseltme, inceltme yönünde. Nihayet bu yönde bazı kıpırtılar olması, bu anlamda birtakım ihtiyaçların şekillenmeye başlaması çok önemli. Onun için, bilmem ne tünelinin çalışmalarından da çok, İstanbul’un çiçeklerle süslenmesine seviniyorum. Biliyorum, kimileri, bunu bir fazlalık, bir “israf” gibi görme eğiliminde. Ekonomik anlamda öyle olduğu kanısında değilim, ama öyle olsa bile, insanların renk görme, çiçek görme, güzellik görme ihtiyaçlarının doyurulmasının ekonomik hesaplardan daha önemli olduğuna inanıyorum.


Süleymaniye’de, Müftülük’ten Küçükpazar’a doğru inerken Ayrancı sokağı vardır. Eski İstanbul’un ahşap konutlarıyla geleneksel bir mahallesinin belki tek yadigârı burada görünür. İki üç sokaklık bir alan... Tanıdıklarıma göstermek istediğim İstanbul köşelerinden biridir.


Burada isimler de bir hoştur: Fetva Yokuşu’ndan Namahrem Sokağı’na sapacaksınız vb...


Uzun süre bu semt yarı uykulu varoluşunu devam ettirdi. “Mahalle”nin merkezini oluşturan bakkalın, manavın olduğu binalar yıkıldı, yerine de bir şey yapılmadı. Ahşap evini kendi imkânlarıyla onarmaya kalkışanların başı derde girdi. Dediğim o klasik tavır: yaptırtmayacaksın, ama kendin de yapmayacaksın.


Şimdilerde burada bir canlanma görülüyor. Haraplaşan ahşap evler onarılıyor; mahallenin konağı onarıldı, boyandı. Aynı sokakta bir kafe –restoran çalışmaya başladı. İnanılmaz güzel –ve çoğumuzun pek alışık olmadığı bir açıdan görülen- bir İstanbul manzarası sunuyor. Bunlar “otorite”nin, “yönetim”in yaptığı işler değil, toplumun içinden çıkmış bireylerin yaptıkları. “Olsa” diye ne zamandır beklediğimiz şeyler böyle böyle başlıyor.


Dediğim gibi, iş güç, başım hep kalabalık; ama fırsat buldukça ve bazan fırsat yaratarak, nerede ne olduğunu izlemeye çalışıyorum. Örneğin dün, Fatih Belediyesi’nin başlattığı bazı onarım işlerini görmeye gittim: Zeyrek’te, Ayvansaray’da vb.


Bunları da önümüzdeki birkaç gün içinde yazacağım.


Diğer Murat Belge Makaleleri: