| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
poem poetryHakiki yoksul bir iki Hurma ve bir iki Lokma alıb kapıdan dönen değil, iffet'inden 
 dolayı istemekden sakınan kimsedir nufüs huviyet cuzdanınaruto shippuden
1 "barack obama ile john mccain önceki gece başkanlık yarışının ikinci münazarasında kozlarını paylaştı" etiketi kullanan gönderi "barack obama ile john mccain önceki gece başkanlık yarışının ikinci münazarasında kozlarını paylaştı" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Oct
09
    

 

Obama, Beyaz Ev’e daha yakın

Taraf YASEMİN ÇONGAR - Istanbul - 28.09.2008

Barack Obama ile John McCain önceki gece başkanlık yarışının ilk münazarasında kozlarını paylaştı.

Anketler, Obama’yı “tartışmanın galibi” ilan etti

ABD’de Demokratik başkan adayı Barack Obama ve Cumhuriyetçi başkan adayı John McCain, bu seçimdeki ilk tartışmalarında dış politika ve ekonomi alanlarında yarıştı. Mississippi Üniversitesi’nde düzenlenen ilk tartışmada McCain, geçen yıl işlerin kötü gittiği bir ortamda kendisinin güçlü şekilde asker artırımı politikasını desteklediğini, Obama’nın ise o sırada bu ülkeden çekilmekten yana olduğunu belirtti.

Obama ise, ‘’Haksızsınız, savaşın 2007’de değil 2003’te başladığını unutuyorsunuz’’ diye karşılık vererek, savaşın baştan yanlış verilmiş bir karar olduğunu söyledi. McCain, Irak’ta bundan sonra ne yapılacağına bir sonraki başkanın karar vereceğini hatırlatarak, bu kararın ABD için yaşamsal önem taşıyacağını ve erken çekilmenin çok ciddi zararlara yol açacağını kaydetti.

DEMOKRASİLER BİRLİĞİ

• İran konusunda sergilediği sert tutumuyla bilinen McCain, bu ülkenin silah üretmeyi amaçladığı iddia edilen nükleer programına karşı herhangi bir askeri müdahaleden bahsetmedi ve bir ‘’demokrasiler birliğinin’’ etkili yaptırımlarıyla bu konunun çözümlenebileceğini belirtti.
McCain, Obama’nın İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın yanısıra Venezüela lideri Hugo Chavez ve Küba lideri Raul Castro ile koşulsuz görüşebileceğine yönelik daha önceki açıklamasını sert dille eleştirdi.
Obama ise, ‘’Sizin danışmanınız (eski dışişleri bakanı Henry Kissenger) bile İran ile diyalogdan yana. ABD’nin güvenliği söz konusuysa, gerekli gördüğüm kişiyle gerekli zamanda görüşürüm’’ dedi. McCain, bu defa ‘’Kissinger’i yanlış anlamışsınız. O, en üst düzeyde koşulsuz görüşmelerden yana değil’’ ifadesini kullandı.

KADINLARIN OYU OBAMA’YA

• CNN’in anketine göre, tartışmanın galibi Demokratik Parti başkan adayı Obama oldu.

 İzleyiciler arasında erkeklerin yüzde 46’sı, kadınların ise yüzde 59’u Obama’nın konuşmasını daha

 başarılı bulduğunu belirtti.

AMERİKA’DA DEVRİMİN ELİ KULAĞINDA ARTIK...

• Kadir Gecesi sabaha karşı, burnum CNN ekranına yapışmış halde tam bir buçuk saat izledim

onları ve artık biliyorum:

 Gidişat, devrime doğru; önümüzdeki beş hafta içinde olağanüstü bir gelişme, beklenmedik bir

skandal, hiç hesaba katılmamış bir gaf bu gidişatı değiştirmedikçe, 4 Kasım 2008 Amerikan

tarihine “devrim” olarak geçecek.


Afrikalı kölelerin sırtlarına binilerek kurulmuş bir demokrasi...

Kölelik üzerinden dünyanın en kanlı iç savaşlarından birini yaşamış bir millet...

 Irkçılığı, zorlu bir mücadele sayesinde, kuruluşundan ancak 190 yıl sonra yasalarından çıkartabilmiş bir devlet...

Ve gündelik hayatında ‘renk körü’ olmayı bugün hâlâ başaramayan, ufku bugün hâlâ ayrımcı

önyargılarla daralan bir toplum devrim yapacak ve Beyaz Ev’e siyah bir başkan gönderecek.

ABD’nin başkan adayları arasındaki ilk münazarayı izledikten sonra artık biliyorum ki, Cumhuriyetçi John McCain’le rekabet eden Demokrat Barack Obama, ayağı taşa takılıp yüzükoyun kapaklanmadıkça, bu yarışı kolay kolay kaybetmeyecek.

Bu kadar kendimden emin yazmamın nedeni basit bir “his” aslında.
Evet, sadece ben değil, tartışmayı izleyen Amerikalı seçmenlerin ekseriyeti de Obama’yı McCain’den daha başarılı bulmuş...

Evet, anketler bu tür münazaralarda az rastlanan bir farkla, Obama’yı “galip” ilan ediyor...
Evet, adayların ekonomi ve dış politika alanındaki birbirinden çok farklı yaklaşımlarını kıyaslayarak Obama’nın tezlerinin daha akılcı, daha inandırıcı, daha sağlıklı olduğunu yazabilirim; esasen böyle düşünüyorum.

Ve evet, gerek Irak Savaşı gerek malî piyasalardaki krizle bir anda büyüteç altına alınan ekonomi konusunda, sekiz yıllık Bush yönetiminin politikalarına eklemlenmiş görüntüsünü hemen hiç bozmayan McCain’in,  her iki meselede de “hezimete uğratıldığını” düşünen Amerikalı seçmenleri yanına çekmesinin kolay olmadığı aşikar.

Ama bana, Beyaz Ev’in yeni sahibinin artık büyük ölçüde belli olduğu “hissini” veren şey başka...
Bu his, Obama ile McCain arasındaki ilk münazaranın içeriğinden ziyade havasıyla ilgili.
 Aynı hedefe koşan bu iki adamın birbirinden ne kadar farklı olduğunu belki de ilk kez, bu münazarayı izlerken kavradım.

Sanırım, ekran başındaki milyonlarca kişi de aynı farkı gördü.
Obama ve McCain’in vizyonları ve politikaları kadar, vücut dilleri, hayat deneyimleri ve üslupları da birbirinden çok farklı.

Ve bence, “zaman” bu farkın farkında; “zamanın ruhu” denen o gözle görünmez elle tutulmaz kuvvet kararını çoktan “yeni”den yana vermiş.

“Yeni”yi ise McCain değil, Obama temsil ediyor.

Sadece “Irak Savaşı hataydı,”
 “İran lideriyle de konuşurum,”
 “Yatırım bankalarını bunca başıboş bırakmak felaket getirdi” dediği için değil;
 Barack
 Obama olduğu için, Barack Obama gibi davrandığı için de temsil ediyor “yeni”yi.

Rakiplerin, münazaranın yapıldığı sahneye çıkışlarını, tokalaşmalarını, karşılıklı kürsülerinde soruları cevaplarkenki jestlerini, bakışlarını izliyorum dikkatle.

Her mimik, her söz farklılıklarının altını çiziyor.

Biri beyaz, biri siyah...

 Biri 72 yaşında, diğeri 47; dile kolay çeyrek asır var aralarında.

İkisi de aynı yıllarda Güneydoğu Asya’daymış: McCain üç kuşaktan donanmacı bir ailenin savaş kahramanı oğlu olarak Vietnam’da esir düşüp beş buçuk yıl işkence göreceği “Hanoi Hilton” hapishanesine girerken, Kenyalı bir babayla Kansas’lı beyaz bir annenin oğlu Obama, Endonezya’da Müslüman çocuklarla aynı ilkokula gidiyormuş.

Tam kırk yıl sonra, iki adam aynı sahnede buluşuyor ve dış politika alanındaki üstünlüğüne ziyadesiyle güvenen McCain ikide bir gayet müstehzi bir edayla, “Sen bilmezsin” diyor rakibine, “ne yazık ki anlamıyorsun; bu konuları kavrayamıyorsun.”

Yaşını, askerliğini, Washington’da geçirdiği çeyrek yüzyılı kullanıyor; “toysun, küçüksün ne bileceksin” demeye getiriyor.

Oysa zamanın ruhu “deneyim” değil, “yenilik” arayışında.

Obama istihzadan eser taşımayan bir tonda, “Yanlış yaptın, hatalı davrandın, kötü karar verdin” diye, basitliği ölçüsünde kuvvetli itirazlarla delebiliyor rakibinin deneyimini; Washington’daki dört yılının “hatalarla” damgalanmamış olması yetiyor ona.

Bush’lu yılların, Amerikan rüyasının özünü oluşturan “özgürlük” ve “refah” ideallerine vurduğu darbeyi iyi kullanıyor.

Değişimi temsil etmesi; gençliği, farklılığı, yeniliği en büyük avantajı.
Kırk yıl önce “Bir rüyam var” diyen Martin Luther King, Jr’ın rüyasını bugünün Amerika’sında kendisinin temsil ettiğini iyi biliyor.

Bu miras, geçmişten geleceğe uzanan bir “yenilik” katıyor Obama’ya; Obama’nın başkan seçilmesinin “Obama’nın başkan seçilmesi”nden öte bir anlam taşıyacağını hatırlatıyor.

Obama’yla McCain’i karşılıklı izlerken eskiyle yeninin karşılaşmasını izliyorsunuz aslında.

Ve “eski,” rağbet edilecek bir “eski” değil;

 “yeni”ye tapınmasıyla tanınan Amerika, 4 Kasım’da McCain’in başına nur yağdıracağa benzemiyor hiç.

http://www.taraf.com.tr/fotoraflar/OBAMA_3.jpg

Diğer Dünya Haberleri:

    * Bombalı Şam provokasyonu
    * Avusturya’da ‘imaj’ seçimleri
    * Sarkozy’nin siyaset ve aşk hayatı dizi oluyor
    * Siyahî boksöre geç özür
    * Çinliler uzaya bayrak dikti
    * Brezilyalı futbolcular kilo cezası ödeyecek
    * Ukrayna gemisi için 35 milyon dolar fidye
    * Banksy: “Şubemiz yoktur”
    * Silikon için annesini feda etti
    * İran’ı İsrail’den Bush korumuş
    * Alman polisinden KLM uçağına baskın
    * İsrail’in yıldızı sonunda Beatles’la barıştı
    * Palin, Irak ve Alaska gaflarıyla yine güldürdü
    * İşte imam şimdi bayılacak, biricik kızı striptizci oldu
    * Zerdari ABD’yi BM kürsüsünden kınadı

                  http://www.taraf.com.tr

              http://media.imeem.com/v/etxhUH3oKO/aus=false/pv=2
                        the freedoom single joan beaz bob dylan
                                      blowin the wind